Panik Bozukluk: Kalbin Değil, Zihnin Hızlı Atışı
Bir anda gelen yoğun bir korku, kalp çarpıntısı, nefes darlığı, terleme, baş dönmesi… “Kalp krizi mi geçiriyorum?” diye düşündüğünüz ama tıbbi testlerin temiz çıktığı o anlar…
İşte bu yaşadığınız şey, panik atak olabilir. Eğer bu ataklar tekrarlıyorsa ve sürekli “Ya yine olursa?” kaygısıyla yaşıyorsanız, panik bozukluk ile karşı karşıya olabilirsiniz.
Panik Bozukluk Nedir?
Panik bozukluk, beklenmedik anlarda gelen ve yoğun fiziksel belirtilerle kendini gösteren panik atakların tekrar etmesi ve kişinin sürekli yeni bir atak geçirme korkusuyla yaşaması durumudur.
Bu ataklar genellikle 10-15 dakika içinde zirve yapar ve zamanla geçer. Ancak kişi için bu süre çok daha uzun ve tehdit edici gibi hissedilir.
Belirtileri Nelerdir?
Kalp çarpıntısı, göğüs ağrısı
Nefes darlığı, boğulma hissi
Baş dönmesi, bayılacak gibi olma
Terleme, titreme
Ölüm korkusu ya da “deliriyorum” düşüncesi
Kontrolü kaybetme hissi
Fiziksel belirtiler o kadar yoğundur ki kişi genellikle hastaneye başvurur. Ancak panik atak, tıbbi değil, psikolojik bir durumdur.
Panik Bozukluk Neden Olur?
Kesin bir nedeni olmamakla birlikte;
Yoğun stres,
Travmalar,
Genetik yatkınlık,
Kaygı bozuklukları
panik bozukluğu tetikleyebilir.
Beyin, aslında ortada tehdit olmamasına rağmen alarm sistemini devreye sokar ve “tehlike var!” sinyali verir. Bu da fiziksel semptomlara yol açar.
Nasıl Tedavi Edilir?
Panik bozukluk kesinlikle tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), panik ataklara neden olan düşünce kalıplarını tanımanıza ve değiştirmenize yardımcı olur.
Nefes egzersizleri ve gevşeme teknikleri ile atak anları yönetilebilir hâle gelir.
Gerekirse psikiyatrist desteğiyle ilaç tedavisi uygulanabilir.
En önemlisi ise: Kendinle savaşmayı bırakmak ve yardım almaktan çekinmemek.
Yalnız Değilsiniz
Panik bozukluk, birçok insanın yaşadığı ama çoğu zaman gizlediği bir durumdur. Ancak bilin ki bu geçici bir süreçtir. Doğru destekle, yaşadığınız bu korkuların üstesinden gelebilir, hayatınızı yeniden güvenle yaşayabilirsiniz.
İlk adım, anlamak. İkinci adım, birlikte iyileşmek.